Subcribe to our RSS feeds Join Us on Facebook Follow us on Twitter Add to Circles
altındağ özel ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altındağ özel ders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2015 Çarşamba

24 Saatte Matematik Olur mu? BENCE OLUR NEDEN Mİ?


ARTIK TÜM SINAVLAR BİR ARADA DESEM NE DERSENİZ?
Aslında Matematik dersi için bu neredeyse yıllardan beri ufak tefek değişikliklerle böyle olmasına rağmen şimdi her şey netleşti ve ayyuka çıktı. 2014 KPSS ve ALES sınavları bunun resmiydi ama YGS 2015 ile gördük ki artık sınavlar ortak bir payda altında toplandığı gibi "OKUMA-ANLAMA" ve "SAYISAL-SÖZEL MANTIK"  sorularının yanında "İLİŞKİSEL SORULAR" ve "BİLGİ AĞIRLIKLI"  sorularda gelebiliyor. 

Öğrenciler,Öğretmenler ve Veliler bu durumda ne yapmalı!
Öğrenciler eskisi gibi uzun dersler istemiyor,ilgileri çabuk dağılıyor ya da ilgilerini sürekli diri tutmaya çalışmak ters tepebiliyor.  "Twitter Tipi Ders Çalışma Modeli"  dediğim model tam da yeni nesil için geçerli. Onlara az-öz ve net bilgi verin. Ve karşılığını isteyin. Ösym soru mantığının şifreleri çoktan çözüldü. Klasik öğretmenler ve eğitim kurumlarından bunu size vermelerini beklemeyin. Çünkü onların kendilerine bile faydası yok. Profesyonel birinden yardım alın.

Yani yukarıda ki  sınavlardan birine girecek kişi o tüm sınavların sorularını analiz etmeli. Bu doğrultuda çalışmalı. Değişen sistemin farkında erken varmalı. Aşağıda yıl-yıl tablo halinde Ygs matematik konuları var.Bu konular KPSS-ALES-DGS-JANA gibi tüm sınavlarda olmazsa olmaz konulardır. Ve bu temel konular bilinmelidir. Bu konulara hafif aşinalığı olan ( halk tabiri ile temeli olan) bir kişi bu konuları "24 saatte" bitirir. Bu günde 2 saat ile 12 gün sürmekte. İyi bir eğitmenin size kazandırması gereken üç önemli şey var: 

  1. Planlı çalışma ve zaman yönetimi
  2. Kendi kendine öğrenebilme-çalışabilme
  3. Sınav Stratejileri ve Kaliteli değerlendirme
İşte bu üç şeyi 24 saatlik derste size öğreten bir öğretmen size aslında "NASIL ÇALIŞMAK GEREK" sorusunun cevabını vermiş oluyor. Ondan sonrası kısa tekrarlar,kaliteli soru çözümleri, bol bol deneme similasyonları... 


www.ANKARAKAFASİ.com ve www.HACİHOCA.com birer sosyal sorumluluk projesidir.Ankara Kafası makul ücretlerle özel ders,eğitim koçluğu ve danışmanlık yapar.Hacı Hoca ise ücretsiz video ders ve materyal üretir. Amacım uzun vadede bu iki platformu daha geniş kitlelere ulaşması ve tamamen ücretsiz bir hale gelebilecek noktaya gelmesidir. Bu yüzden bu projeyi destekleyebilir ve sevdiklerinize tanıtabilirsiniz. türkiye özel ders,ankara özel ders,eğitim koçluğu,eğitim danışmanlığı,birebir ders,online özel ders,kişiye özel materyallerle özel ders,kpss tercih danışmanlığı,ales eğitim danışmanlığı,teog ygs kpss dgs ales özel ders

20 Ocak 2015 Salı

EN FAKİR OLDUĞUMUZ ALAN:Eğitim Fakiriyiz


Yoksulluk sınırı ve harcama kalemleri kalemleri Tuik verilerine şu şekilde sıralanıp düzenlenmiş. En az pay "EĞİTİM HİZMETLERİ" ne yazık ki! Buradan çıkarılacak ders "HAYDİ ÇOCUKLAR ÖZEL DERSE,KOLEJE,ÖZEL OKULA,KURSA,ETÜD MERKEZİNE"  KESİNLİKLE DEĞİL. Eğitime harcadığımız para bir kitap olabilir,bir belgesel film olabilir , bir edebiyat/kültür/bilim dergisi/gazetesi aboneliği olabilir. Ve bu liste çok fazla dallanıp budaklanabilir. Eğitim için harcadığınız para size farklı bir kapı açmalı. Farklı bir bakış açısı oluşturup hayatınızda anlamlı bir yer ediyorsa o paranın hakkını almışsınız demektir. YOKSA GERİSİ KOCA BİR YALAN TALAN DÜNYASI!!!




 www.ANKARAKAFASİ.com ve www.HACİHOCA.com birer sosyal sorumluluk projesidir.Ankara Kafası makul ücretlerle özel ders,eğitim koçluğu ve danışmanlık yapar.Hacı Hoca ise ücretsiz video ders ve materyal üretir. Amacım uzun vadede bu iki platformu daha geniş kitlelere ulaşması ve tamamen ücretsiz bir hale gelebilecek noktaya gelmesidir. Bu yüzden bu projeyi destekleyebilir ve sevdiklerinize tanıtabilirsiniz. türkiye özel ders,ankara özel ders,eğitim koçluğu,eğitim danışmanlığı,birebir ders,online özel ders,kişiye özel materyallerle özel ders,kpss tercih danışmanlığı,ales eğitim danışmanlığı,teog ygs kpss dgs ales özel ders

13 Ocak 2015 Salı

Siyaset içermez Kitap İçerir:Erdoğan'ın önerdiği kitaplar: SINAVLARDA ÇIKMA POTANSİYELİ OLAN KİTAPLAR


Özet geçiyorum : Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakan iken 17 Haziran 2014 tarihli grup konuşmasında Zeytin dağı kitabından ve Medine müdafaasından bahsetmişti. Sonrada 5 Temmuz 2014 günü yapılan KPSS'de ise bu 2 konudan soru çıkmıştı. Bu işin haber değeri taşıyan kısmı ama asıl önemli olan sevelim ya da sevmeyelim Erdoğan'ın bir moda oluşturduğu ve çevresindeki etkinin yansımalarının her alanda vuku bulması kısmı. Bu yüzden şimdiye kadar hiç bir sitede olmayan bir bilgi üzerinde durup bundan sonraki sınavlara girecek arkadaşlara ( KPSS olması şart değil) bir derleme oluşturdum.


Bu derleme Erdoğan'ın gerek gençlere gerek partililere önerdiği kitaplar olmakla beraber kabinesine de tavsiye ettiği kitaplardan oluşuyor. Tabi Erdoğan tavsiye ediyor diyoruz ama bunu yapan bir organizasyon var. 2013 yılında AK Parti Ar-Ge Başkanlığı'da Süleyman Soylu ile birlikte AK Parti Kütüphanesi görevlileri bu kitap özeti işini yürüttüğünü okumuştum. Onu da eklemeden geçmeyelim. 

Yukarıda bahsettiğim grup konuşmasında Zeytin Dağı kitabının yazarı olarak yanlışlıkla Yakup Kadri Karaosmanoğlu dediği için ilk yazar olarak ondan başlamak gerek aslında. Çünkü Yakup Kadri ile Falih Rıfkı Atay'ın yazar olarak ilişkisi olduğu için bu karışıklık olmuşta olabilir. Nedeni ise çok açık: " Hem birlikte makale yazmışlardır, hem de Yakup Kadri Zeytin Dağı'ndan övgü ile bahseden methiyeler düzmüştür. Belki bu karışıklığın sebebi bu olabilir.






























Falih Rıfkı Atay'ın Zeytindağı adlı eseri ve Fahrettin Paşa'nın Medine Müdafaası'nı anlatan eserler sınavlarda soruldu ama yine de aklınızın bir köşesinde dursun. Ki bende bu iki kitabı okumadığım için (e-kitaplarına yüzeysel olarak baktım sadece) en kısa zamanda okuyacağım.

Her ortamda kendilerinden bir sözün paylaşıldığı ve aslında son derece fenomen olan Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli'yi zaten kesin bilmelisiniz. Kitapları nelerdir,hayatları ve kitaplarının içeriği hakkında kısa bilgiler mutlaka faydalı olacaktır.


Şair ve yazar olarak özellikle sürekli ismi zikredilen iki kişi ''Safahat'' ın yazarı ''Mehmet Akif Ersoy'' ve  Üstad Necip Fazıl Kısakürek ve Sakarya şiirini es geçmemek gerek. (Çile'yi unutmamalı) Ayrıca her ne kadar ikinci yeni ile pek bir gönül bağı olduğunu düşünmesem de (Belki Sezai Karakoç ekolünün ya da kısmen İsmet Özel'in etkisi sayılabilir) Erdoğan tarafından söylenen "Şair Ece Ayhan'ın şu dizesini ben geçmişte de birkaç kez alıntılamıştım; 'Biz, tüzüklerle çarpışarak büyüdük'. sözleri ile Ece Ayhan'a vurgu yapmak gerek. Bu dizeler Ece Ayhan'ın "Yalınayak Şiirdir"inden alıntı. Bu açıdan şairin Devlet ve Tabiat (1973) kitabı aklımızın bir köşesinde dursun. Tabi MEB tarafından Ece Ayhan ve Reşat Nuri'nin bazı eserlerinin sansüre uğradığını daha önce yazmıştım. Bence bu yanlıştı çünkü öğrenciler zaten kitap okumadığı için sansüre de gerek yoktu.

Cemil Meriç'i ise asla unutmamak gerekir ki düşünce tarihimizin en cool şahsiyetlerinden biridir.Bu açıdan fikirlerine önem vermek gerekiyor. Bu açıdan günümüzde Alev Alatlı'da bu çembere dahil edilebilir.

Bunun dışında Ak parti Genel Merkez, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları, MKYK üyeleri, bakanlar, bakan yardımcıları, milletvekilleri, vekil danışmanları, belediye başkanları, il başkanları, ilçe başkanlarına gönderilen kitaplar (daha doğrusu kitap özetleri) de görmezden gelinmemesi gereken yazarlarla dolu. Açıkçası ilginç yazarlar var içerisinde.

Stephen Trombley'in "Modern Dünyaya Yön Veren 50 Düşünür" adlı kitabının özetini gönderdi.
Okuma çalışmasında yer alan diğer 22 kitap şöyle:

İmam Gazali - Yöneticilere Tavsiyeler
Zbigniew Brzezinski - Stratejik Vizyon: Amerika ve Küresel Güç Buhranı
Narcis Serra - Demokratikleşme Sürecinde Ordu
Ha Joon Chang - Sanayileşmenin Gizli Tarihi
Charles J. Rosebault - Selahattin Eyyubi İslam'ın Kılıcı
Farabi - İdeal Devlet
Kemal Karpat - Kısa Türkiye Tarihi
Mohammad Reza Djalili ve Thierry Kellner - Arap Baharı Karşısında İran ve Türkiye
Füsun Türkmen - Kırılgan İttifaktan 'Model Ortaklığa' Türkiye ABD İlişkileri
James Carville ve Stan Greenberg - Bütün Mesele Orta Sınıf, Akılsız!
Beril Dedeoğlu - Değişen Dünyada Yeni Dengeler
Şirin Elçi - İnovasyon
Nouriel Roubini ve Stephen Mihm - Kriz Ekonomisi: Finansın Geleceğine Dair Hızlandırılmış Bir Kurs
Mazhar Bağlı - Modernizme Direnen Estetik
Ahmet T. Kuru - Pasif ve Dışlayıcı Laiklik
Vali Nasr - İslami Sermayenin Yükselişi
Kurtubalı İbn Rüşd - Siyasete Dair Temel Bilgiler
Mustafa Armağan - Satılık İmparatorluk
Ian Morris - Dünyaya Neden Batı Hükmediyor (Şimdilik)
Charles Eisenstein - Kutsal Ekonomi
Umit Hassan - İbn Haldun Metodu ve Siyaset Teorisi
Nathalie Tocci - Türkiye'nin Avrupadaki Geleceği

Arada vasıfsız yazarların kitapları da reklam amaçlı olarak gündeme gelmiyor da değil. Mesela Turgay Güler'in son romanı Ruhlar Kuyusu. Kitaptan çok üçüncü sınıf bir kurgu kitabı. Şahsen buna ayıracak zamana  Neil Gaiman okuyun daha iyi olur.

Ak parti gençlik kollarına tavsiye edilen kitapları göz ardı etmeyin derim. Ve bunu siyasi bir duruş olarak asla algılamayın. Zaten sorunumuz kitap değil sorunumuz okumamak. Sorunumuz dünyayı ve olan biteni algılamamak.İyi okumalar (ya da daha bizcesi ile iyi ezberlemeler)


www.ANKARAKAFASİ.com ve www.HACİHOCA.com birer sosyal sorumluluk projesidir.Ankara 
Kafası makul ücretlerle özel ders,eğitim koçluğu ve danışmanlık yapar.Hacı Hoca ise ücretsiz video ders ve materyal üretir. Amacım uzun vadede bu iki platformu daha geniş kitlelere ulaşması ve tamamen ücretsiz bir hale gelebilecek noktaya gelmesidir. Bu yüzden bu projeyi destekleyebilir ve sevdiklerinize tanıtabilirsiniz. türkiye özel ders,ankara özel ders,eğitim koçluğu,eğitim danışmanlığı,birebir ders,online özel ders,kişiye özel materyallerle özel ders,kpss tercih danışmanlığı,ales eğitim danışmanlığı,teog ygs kpss dgs ales özel ders

3 Kasım 2014 Pazartesi

TEOG İÇİN ÖNEMLİ TEMEL BİLGİLER-TEOG OrtakSınavlar E klavuz 2014-2015 Yayınlandı



26 Kasım'da 2014'ün ilk Teog sınavı yapılacak.Bilmeniz gereken önemli bilgileri sizlerle paylaşmanın faydalı olacağını düşünüyorum. 
Sınavın ne zaman saat kaçta olacağını
Teog'da yanlış cevap doğruyu etkiler mi?
Derslerin katsayılarını yani hangisi daha fazla puan getirir onları
burada genel olarak tekrar etmiş olalım. 
Programınızı ve Çalışma planınızı buna göre yaparsanız çok daha verimli olacaktır.

Ankara Kafasından TEOG ÖZEL DERS alırsanız 2 haftalık programla bütün konuları bitiriyoruz. Özel derslerimiz yalnızca Ankara içi olup farklı şehirlere rehberlik ve danışmanlık yapıyoruz.










23 Ekim 2014 Perşembe

E-BOLA NE OLA?

Sadece E-bola için değil bir çok hastalık türü için doğru düzgün bir açıklama,önleme metodu ya da bir çalışma yapılmamakta olduğu gibi akıl kayması yaşayacağımız beyanatlarda cabası olabiliyor. Sanırım daha çok ebola daha çok fırın ekmek yememiz gerekiyor. Oysa basit bir bilgilendirme, bir kamu spotu bu kadar zor olmasa gerek. ANKARA KAFASI bu konuya dikkat çekmek için basit bir logo hazırladı.Buyrun afiyet olsun...

14 Nisan 2014 Pazartesi

ASLINDA MATEMATİK ÇOK KEK!


Bütün istatistikler aynı şeyi gösteriyor. Matematik öğrenciler için başa bela! Peki gerek TEOG gerek YGS de öğrencilerin zorlandığı bu ders gerçekten zor mu? Matematiğe olan bu aşırı yüklenmenin altında ne yatıyor?

- Öğrenciler ilkokul birinci kademede (1den 5e kadar olan sınıflar ) ve özellikle ikinci kademede (6dan 8inci sınıfa kadar) seçmeli derslerden genelde matematiği seçiyor. Peki işe yarıyor mu?

Veriler yaramadığını gösteriyor.

-Özel derslerde,dershanelerde, etüt merkezlerinde ve internette ki online video derslerde en çok izlenen ve takip edilen yine matematik olmasına karşı niye hep aynı yerde aynı hataları yapıyoruz? Tıpkı yıllardır ingilizce öğretilemeyen öğrenciler gibi matematikte bir türlü öğrencilere kavratılamıyor.

Acaba yöntemde ve matematiği açıklarken yanlış öğretim teknikleri kullanıyor olamaz mıyız?

Bunun cevabını eğitimciler ve öğretmenler aramalı!

Bu sorularla ben uzun zamandır haşır neşirim ve ilerde inşallah yöntem ve tekniklerimi sizlerle daha detaylı şekilde paylaşacağım. Bunu hem veliler hem öğrenciler hem de öğretmenler/eğitimciler rahatlıkla kullanabilecek. Ama önce bu konularda biraz bilgi ve deneyim sahibi olmak gerekiyor. Bu açıdan size öncelikle iki tane kitap önereceğim. 

Bunlar : 1-Herkes İçin Matematik - John Allen Paulos
             2-çocuğuma matematiği nasıl anlatırım - Gordon w green

not: Piyasadan bulamazsanız kütüphanelerden ve sahaflardan edinebilirsiniz.




28 Mart 2014 Cuma

JİMİ'DEN TAPE YERİNE KİTAP:EĞİTİMDE BİYOGRAFİLERDEN FAYDALANMAK


"Öğretmen, 'Kendini nasıl hissediyorsun?' diye sorardı ve ben, 'Bu Marsta insanların kendilerini nasıl hissettiğine bağlı,' gibi uçuk bir karşılık verirdim. Ona başka ne diyeceğimi bilemezdim." Bu cevabı ceza aldırmıştı çocuk Jimi'ye. 25 yaşına geldiğinde ise artık kendisi değil onun müziğini dinleyenler Jimi Hendrix'in başka bir gezegenden olduğunu düşünüyordu. "Sesler duyuyorum ve onları ben bir araya getirmezsem kimse getirmeyecek" diyordu Hendrix. Müziği ve gitarıyla yaptıkları öylesine özgün ve çarpıcıydı ki hayallerinin peşinde sırtında gitarı yola çıkan "otoban çocuğu", sadece dört yıl içinde zamanının -ve sonrasında tüm zamanların- en büyük müzik ikonlarından birine dönüştü. (Jimi Hendrix-Sıfırdan başlamak)

Yukarıda yazılanların hepsi bizzat Jimi Hendrix'e ait. Bir öğrenci olarak Jimi'yi okumak benim gibi bir müziksever öğretmen için gerçekten güzel sürpriz. Burada Jimi'nin ne işi var diyenler olabilir.Çünkü TEOG-YGS-LYS-DGS-KPSS-ALES-YDS gibi ucu bucağı olmayan kısır bir eğitim sisteminin kırılması hiç şüphesiz öğrencilerin,velilerin ve yöneticilerin başkalarının hayatlarını iyi okumaları gerekiyor. Başarıları-başarısızlıklar ve en çok da tecrübeleri. Bu açıdan herkese BİYOGRAFİ VE OTOBİYOGRAFİ okumayı şiddetle tavsiye ediyorum. Bu kitapta bunlardan biri olabilir. Eğitime bir de bir müzisyen penceresinden bakmak gerek diye düşünüyorum. Allah kısmet ederse yazın öğrenciler ve veliler için okuma günleri ve listeleri yazmayı düşünüyorum. Bu tarz bir girişim ne yazık ki eğitim çevrelerinde pek yok. Bu da eğitimcilerin eksikliği şüphesiz!


27 Mart 2014 Perşembe

PSİKOLOJİK BİR SAVAŞ OLARAK:SINAVLAR



"High school student Xiao Zhen leaps to his death from a a window in the middle of class. It is believed this happened due to pressure of preparing for college entrance exams."
The the Chinese Center for Disease Control and Prevention estimates that 287,000 Chinese citizens commit suicide each year, and the very high suicide rate among Chinese youth has been blamed, in the past, on the intense academic pressures.
The video of the incredibly sad event occurred while the student was preparing for his college entrance exams.
Obviously these academic pressures need to change, and they need to change right now.

Çin'de gerçekleşen bir olay.2014 mart ayında.Yanı yakın tarih. Lise öğrencisi Xiao Zhen derste iken birden kalkıp camdan aşağıya atlıyor. Üniversite giriş sınavların yapmış olduğu baskı ve akademik stresin nedeni ile böyle yaptığı düşünülüyor. Çin'de her yıl yaklaşık 287000 bin kişi intihar ediyor. Ve bunun büyük bir sebebi de akademik baskı olarak gösteriliyor. 

Türkiye'de de bu tip olaylar yaşandı ve ilerde ne yazık ki artacak gibi görünüyor. Bu yüzden gerek ailelerin gerek ilgili kurumların acilen önlemler alması gerekiyor. Zaten fazlasıyla çalkantılı bir dönemden geçen ülkemiz gençlerde oluşturduğu tahribatın henüz farkında değil. Şu an zaten gençler kimsenin umurunda değil gibi görünüyor. Herkes kendi derdinde!

24 Mart 2014 Pazartesi

ANKARA KAFASI YGS 2014 ANALİZİ


Geçen sene ki (ygs 2013) sorularına bakılarak belli yerlerinde orantılı belli yerlerinde orantısızlıklar barındıran bir sınav olarak tarihe geçen ygs 2014 artık geride kaldı. LYS 2014 için herkes eşit oranda umutlu olsun diyebilirim. Çünkü gerek burada gerek özel ders öğrencilerime bahsettiğim gibi sorular “ALESLEŞMEYE” devam ediyor. Bunu gerek Türkçe gerek Matematikte çok net görüyoruz. Okuma-anlama sorularının yoğunluğu ve aralara serpilen analiz-sentez basamağı soruları genel olarak öğrencilerde yorgunluk oluşturmuşa benziyor. Bunca şeye rağmen ÖSYM’nin soruların sadece %20 sini açıklıyor olması ise bence büyük bir hezeyandan başka bir şey değildir. Soru yazamayan bir sisteme bu devlet neden tonlarca para aktarıyor diye düşünmekteyim. Çünkü soruları hazırlayan zümre koltuklarından olmamak için elinden geleni yapıyor. Olan yine eğitim zaiyatı olan öğrencilere oluyor. Bunca önsöz bilgisinden ve sosyal mesajdan sonra soru alanlarını yorumlayalım:

TÜRKÇE: Dil bilgisi açısından klasik ama paragraf soruları açısından şaibeli ve çoğu öğrenciyi bunaltan soruları burada görüyoruz. Yukarıda bahsettiğim ALESLEŞME özellikle Türkçe paragraf sorularında mevcut. Şıklar arasında muallâkta kalan öğrencilerde azımsanmayacak kadar fazla.
Buradan çıkarılan ders Türkçe testi ile başlamak sakıncalı olabilir. Yani sınava iyi bir strateji ile çalışmak şart!

Matematik: Önceki seneler düzeyinde olmasına rağmen bol işlemli ve işlem kalabalığından soruyu zormuş gibi kılan sorular mevcuttu. Başarılı öğrencilerimden bazılar formül soruları olduğunun da altı çizilmeli diyor. Bunun dışında soru kalitesinde gözle görünür bir düşüş var. Laf olsun diye sorulmuş, soru yazma kriterlerini sevimsiz hale getiren sorular artmış. Bu da sanki sorular şahsına münhasır gibi gözüksün diye yapılan bir manevra. Sorular zaman alıcı ve yetiştirmenin genel olarak zor olduğu bir sınavdı.

Geometri:  Orta halli geometri soruları ve yine çok kaliteli olmayan , neyi ölçtüğü belli olmayan “sordum soruyu aldın boruyu” tarzı sorular vardı.

Tarih: Sorular beklenen düzeyde olmasına karşın birkaç tane eleyici ezber soru vardı denebilir. Genel olarak herkes de beklediğini aldı sorulardan. Yine araya sırf orjinallik olsun diye “Fransızların bıraktığı silahlar hangi savaşlarda kullanıldı ? “ sorusu ise şüphesiz kolay ama sınav anında kişiyi şaşırtan bir soru diyebiliriz.
Coğrafya: Ezber, LYS tarzı sorular. Başka diyecek bir şey yok.
Felsefe: Konuya hakim olan öğrencinin yapabileceği sorulardı. Bazı sorular körfezin testlerine epey benzerdi.
Din: orta karar sorular denebilir.
Fizik: Orta karar Kimya: Orta karar ve Biyoloji : Kolaydı diye sayısal öğrencilerimin genel kanısı Fen soruları için kısaca bu denebilir.

YGS emin olun gireceğiniz bölüm için sizi 1/3 oranında etkileyecek gerisi ise LYS de belli olacak.
Bu yüzden LYS için daha etkili ve stratejik çalışın. Asıl olay burada bitiyor. Üzülmeyin desem de üzülecek arkadaşlarım vardır.Üzülecekseniz bari bunu LYS için hırsa ve stratejiye dönüştürün. 

Selamlar,sevgiler...

19 Şubat 2014 Çarşamba

KİTAPSIZ MEB ve EĞİTİMDE SANSÜR ya da EDEBİYAT İSTİSMARI


MEB'in varlığının eğitim için külfetten ve acziyetten başka bir anlam taşımadığını her geçen gün biraz daha açık şekilde görüyoruz. Bunun en yakın örneği TEOG sınavını bile eline yüzüne  bulaştırması sayılabilir. Keza hatasız kul olmaz diyelim ama bu seferde piyasa da TEOG içeriğine uygun bir kitap bile yok. Özel sektör ise SBS kitaplarını evirip,çevirip öğrencilere yine yutturuyor. Yani değişiklikler yine öğrenciyi vuruyor. Genel anlamda büyük bir değişim sağlamıyor. Bu işin KİTAP boyutu ya da KİTAPSIZLIK boyutu sadece.

İŞİN SANSÜR BOYUTU İSE NERESİNDEN BAKARSANIZ BAKIN TRAJİKOMİK


Reşat Nuri Gültekin'in "Anadolu Notları I-II" eserindeki "Otel" başlıklı gezi yazısındaki bir paragrafa sansür uygulanmış. "Otel" başlıklı gezi yazısında Reşat Nuri Gültekin'in, kaldığı otelde kendisine yakmak için odun getiren "garson" üzerinden yaptığı genel değerlendirmesi "Milli kültürü zedeleyici nitelikte" bulunmuş. Ve kitaba 3.3 puan verilmiş.

Ki Anadolu Notları dönem itibariyle ve hatta şimdi çok önemli bir eserdir.

Anadolu Notları 1-2 eserinin 1966-68 basımının ilgili kısmını sağ olsun BİR FİNCAN KEYİF blogunun sahibi Melda hanım benimle paylaştı.Ona tekrar teşekkür ederim. Hem bu eser hem de Ece Ayhan hakkında tekrar bir yazı yazmak benimde boynumun borcu oldu.



Bir diğer sansür ise ECE AYHAN ve kitabı YORT SAVUL'a! 
Meçhul Öğrenci Anıtı ve Açık Atlas şiirleri)

 "İçeriğin Anayasa ve kanunlara uygunluğu" açısından inceleyen "uzmanlar", kitabın ikinci ünitesinin sekizinci kısmında "İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir (1960-1980)" başlığı altında yer verilen konudaki "Meçhul Öğrenci Anıtı" şiirini "Devletin manevi kişiliğini zedeleyecek ifadeler barındırmaktadır" denilerek çıkarılması önerilmiş. Talim ve Terbiye Kurulu da "Meçhul Öğrenci Anıtı" şiirinin kitaptan çıkarılması gerektiğine ilişkin inceleme raporunu gündemine alarak kurul tarafından "Meçhul Öğrenci Anıtı" şiirinin kitaptan çıkarılması görüşünü benimsedi ve kitaba 5.7 puan vererek "uygun bulunmaması" kararı vermiş.

İşin trajik tarafı ise bu engellemelerin son derece keyfi ve ideolojik olmasının yanı sıra kararların nedenlerinin gerçekçi olmaması. Her edebi eser içinde ironi,metafor ve benzetme içerir ki bu eserin doğasından kaynaklanır. Olaya böyle bakarsak bir çok eserin sansürlenmesi gerekir. Bu da ne kadar demokratik bir eğitim anlayışıdır takdir sizin!


9 Şubat 2014 Pazar

MEDYA OKURYAZARLIĞININ "M"si olarak MEB


Daha üniversite yıllarında medya okuryazarlığı adlı verimsiz dersin tamamen değişmesi gerektiği ile ilgili bir makale yazmıştım. Hatta iyi de bir sunum yaptığımı hatırlıyorum. Değeri bilindi mi tabi ki bilinmedi! Çokta mühim değil. Zamanla her şeyin yerini bulacağı konusunda şüphem yok. Ama ortaokullarda medya okuryazarlığı dersinin yenilenmesi haberi zaten başlı başına geç kalmış bir haber olmakla birlikte içeriğinin ne olacağını 2014-2015 de göreceğimiz için şüphelerimizin de olmaması içten değil. Çünkü böyle derslerde gerçek şeyler çocuklara anlatılmaz. Zaten bu konuda donanımlı mevcut öğretmen potansiyeli Türkiye'de ne yazık ki yok. Bununla da ilgili şeyleri ve öğrencilik zamanlarında medya okuryazarlığı ile ilgili yazdığım yazıyı "TÜRKİYE'NİN EĞİTİM KAFASI" adlı e-kitap bir nevi e-kolajımdan okuyabilir,faydalanabilirsiniz.

Keşke derslerde siyaset ve medya ilişkisi gibi gerçek şeylerden bahsetseler. Ya da Ak partinin Promoqube isimli sosyal medya ajansı ile çalıştığı 6000 kişilik bir sosyal medya timine sahip olduğu konusunda (medyanın yalancısıyız) dersler işlense. Kaset skandalları ve sosyal medyada ki paylaşımları temel alan her şeyin yanında özel hayata müdahale olarak bir çok şey bu derste işlenebilir. Ama bu içerikler Meb'e konur mu? Tabi ki konmaz.

not:Şu günlerde tarafsız medyadan bahsetmek ne kadar doğru o da ayrı bir tartışma konusu haliyle!

GEÇTE OLSA DEDİĞİM OLDU: SAĞLIK MESLEK LİSESİ FACİASINA KÜÇÜKTE OLSA BİR ÖNLEM



Daha önce yazmış olduğum HORMONLU SAĞLIK MESLEK LİSELERİ-SAĞLIKSIZ EĞİTİME SUS PAYI adlı yazımın doğru olduğunu geçtiğimiz ay içinde  hep beraber gördük. Yazdığım tespitin doğruluğuna sevinmekten ziyade sağlık konusunda mağdur olan insanlara üzülüyorum. Bir çok platformda öğrencilerime ve ailelerine ifade etmeye çalıştığım bu eğitim faciasının önüne küçük bir set çekildi. Olayın özeti de şu :


Bu açıklama son derece yetersiz olmasına rağmen bu konuda daha genişletilmiş bir bilgilendirme umarım kamuoyuna sunulur. Yoksa hemşire ya da doktor yüzünden ölümler bir kader değil bir eğitim sorununun sonuçları olarak hanemize yazılacak gibi görünüyor. Yani olan yine millete olacak gibi görünüyor. Her zaman ki gibi!




4 Şubat 2014 Salı

Türkiye'nin Sanal Eğitim Algısı: Altın örümcek 2013 Eğitim ödülleri



Altın örümcek web ödüllerinin eğitim kategorisinin 2013 dereceleri yukarıda göründüğü gibi. İlk üçe girenlerden iki  tanesi banka birisi alkollü içecek firması. Halkın favorisi de çok manidar. Türkiye'de eğitim ne merkezli olduğunun, nasıl işlediğinin ve ne kadar önemsendiğinin küçük bir kanıtı. Söyleyecek çok da fazla bir şey yok. Hayırlı traşlar...

1 Şubat 2014 Cumartesi

Gelişim Psikolojisi Çalışanlara Süper Hediye: Is the Man Who Is Tall Happy? diyen Michel Gondry'nin Başrol oyuncusu bu kez Noam Chomsky



Michel Gondry belki öğrencilerimize/çocuklarımıza hatta kendimize örnek verebileceğimiz kafası farklı çalışan ve ana akımdan ayrılma eğilimleri olan bir sinemacı/yönetmen. Müzisyen bir anne ve ressam bir babadan gelen olumlu kalıtımsal özelliklerin birleşimi gibi. Eğer bu ağa beyimizin filmlerini izlemediyseniz izleyin derim. Ama bu yazıma konu olan şey Michel Gondry'nin bir Noam Chomsky belgeseli/animasyonu yapmış olması. Michel soruyor Chomsky cevaplıyor. Bize de izlemek düşüyor. Bilimi bir çok açıdan ele alan ve bunu güzel bir şekilde ( sahalarda görmeye alışık olmadığımız bir güzellikle) bize sunan Gondry büyük bir alkışı hak ediyor. Duygusal komedi ya da bir aksiyon filmi çekmektense bu işe girişmek bile başlı başına takdir edilecek bir hareket olduğu gibi Gondry dünyada varolan entellektüel bilim insanlarının yok olmaya yüz tuttuğunun farkında olarak böyle bir işede girişmiş olabilir. Dil gelişiminden,epistemolojiye kadar bir çok şeyi bize sunacak bu animebelgeseli (Is the Man Who Is Tall Happy?) sabırsızlıkla beklerken keşke ülkemizden de böyle şeyler çıksa demeden kendimi alamıyorum. Çünkü eğitim adına neredeyse hiç bir üretim içinde olmamamız ( test kitabı basmak haricinde) insanı düşüncelere gark etmiyor değil!

Uzun adam mutlu mu bilmiyorum ama Türkiye eğitimde son derece mutsuz değil mi?





John Lennox-God of the Gaps


John Lennox Oxford üniversitesinde matematik profesörü. Burada paylaşmamın sebebi Richard dawkins ve Christopher hitchens ile yapmış olduğu zihin teolojik tartışmalardan ziyade bunu bilimsel ve zihin açıcı bir yolla dile getiriyor olması. Demek istediğim aslında şu: "İnsanlar neye inanırsa inansın(ya da inanmasın) inandığı şeyin ne olduğunu anlamlandırma çabasında gösterdiği hüner bilimselliğinin de göstergesidir" demek istiyorum.

Kısacası sevimli amcamız ya da dedemiz diye seveceğimiz John Lennox "God of the Gaps/Boşlukların Tanrısı" ile zihinlere bir parmak bal çalıyor.Son derece zihin açıcı konuşmalar yapıyor. En başta dediğim gibi olaya VARLIK/YOKLUK penceresinden bakmıyorum ben. Bir tür Atarlı Ergen çekişmesi olarak algılanmaması gereken son derece felsefi temelli ve bilimsel bu bakış açısı kendi içinde zeka parıltıları sunuyor. Benim gibi eğitmen ve öğretmenlere de böyle zeki insanlarla diğer insanları tanıştırmak düşüyor. Tabi henüz tanışmadıysanız!


22 Ocak 2014 Çarşamba

EĞİTİM POLİTİKASI OLMAYAN BİR ÜLKE OLARAK:TÜRKİYE


Resimde'ki sorunun cevabı "FEN EDEBİYAT  FAKÜLTESİNİ SEÇMELERİ" denilebilir. Asıl sorun şudur 


BİLİM ADAMI YETİŞTİRMESİ GEREKEN BÖLÜM NE YAZIK Kİ ÖĞRETMEN OLMAK İÇİN CAN ATACAK DURUMA GETİRİLMİŞTİR.

BU

VEREMİ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK DEĞİLDİR DE NEDİR?

Çünkü Ülkenin Başbakanı bile "ATANAMAYAN ÖĞRETMEN ÖĞRETMEN DEĞİLDİR" diyerek eğitim-öğretimi bence saçma bir sınava indirgemiştir. Daha bir kaç gün önce (sanırım 18.01.2014) seçim için sadaka dağıtırmışcasına ya da yeniçerisine cülus bahşişi verirmişçesine eliyle 10 yapıyor. 10 bin atama yine iyisiniz diyerek gülümsüyor.

İŞTE BU DA ÖLÜMÜ GÖSTERİP VEREME RAZI ETMEK DEĞİLDİR DE NEDİR?

OY ALABİLMEK İÇİN YAPILAN SİYASİ HAMLELERİN EĞİTİM STRATEJİSİ İLE NE İLİŞKİSİ OLABİLİR?



BU DÜPEDÜZ AYMAZLIKTIR. 

 Türkiye'de en sorunlu şeyin EĞİTİM olmasına karşın en fazla görmezden gelinen temel gereksinim yine eğitimdir. Bunun sebeplerine kısaca göz atalım:

1-Öğretmenlik alt-orta sosyo-ekonomik sınıfın mesleği olarak görülme algısı
2- Öğretmenlik yetisi olmayan bireylerin meslek edinme güdüsüyle eğitim fakültesini seçmeleri
3- İnsanların "HİÇ YOKTAN ÖĞRETMEN OLSA BARİ" algısı
4- Öğretmenlik eğitimi veren ÜNİVERSİTELERİN bunu becerememesi
5- Eğitim fakültelerinde ki akademik kadroların "BEŞİK ULEMALIĞI" ile elde edilmesi
6- Akademisyen yetiştirmenin bile trajediye döndüğü ülkede ( ÖYP örneği ) öğretmen yetiştirme konusunda bir stratejimizin bulunmaması
7- Eğitim fakülteleri dışında öğretmen olma yetkisi verilen bölümlerin siyasi bir ranta dönüşmesi
8- YÖK'ün işlevsizliği
9- MEB'in kendine bile faydasının olmaması
10- Öğretmenliğin bilimsellikten uzak olduğu gibi psikoloji bilminin nimetlerinden faydalanmayan yapısı ve bir gönül işi, manevi bir sanat olduğunun görmezden gelinmesi.
11- Öğretmen seçme işinin (KPSS) bir muammaya dönüşmesi ve zor bir süreçten geçen öğretmen adaylarının kpss'den sonra fazla rehavete girmeleri. DEVLETE NE DE OLSA GİRDİM ARTIK SENDROMU!

DAHA DA SIRALANABİLİR


KISACASI öğretmen adayını üniversiteye alınmasından tutun da öğretmen olarak seçilmeye dek son derece sıradan ölçütlerle ilerleyen bu zincirleme eğitim kazalarına her gün yeni birisi ekleniyor.


MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 1739 sayılı KANUNU öğretmen için sadece ne diyor ona bakalım. KIRMIZI İLE İŞARETLENMİŞ 
  


İşte öğretmen sadece bu kıstaslarla öğretmen olmak zorunda olduğu için öğretmenlik  genel anlamda Memurluk "BANKAMATİK MEMURLUĞU" na dönmüştür.

Fen edebiyat mezunları ise bu trajikomik tabloda sadece kenar süsü olarak kalacağa benziyor.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Pedagojik_formasyon

http://personel.meb.gov.tr/daireler/mevzuat/mevzuatlar/milli_egitim_temel_kanunu_1739.pdf

27 Kasım 2013 Çarşamba

YARIN YENİ SBS VAR: BENDEN SİZE HEDİYE: YARIN ÇIKMASI OLASI MATEMATİK SORULARI


Yarın yani 28.11.2013 tarihinde 8. Sınıflara Matematik,Türkçe ve Din kültürü ortak sınavları yapılacak. Siz öğrencilerime ve takipçilerime faydalı olması açısından 20 soruluk bir matematik denemesi derledim.Bu açıdan deneme soruları çıkması olası sorulardan hazırlanmıştır. 20 soruya 40 dakika süre vererek optik form ile çözmenizi tavsiye ediyorum. 
Yarın ki sınavda herkese başarılar...


MATEMATİK DENEMESİNİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

*CEVAPLAR YORUMLARIN İÇİNDEDİR.